Medeni Hukuk

Miras Paylaşımı ve Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi)

·9 dk

Yasal mirasçılık, saklı pay, mirasçılık belgesinin alınması ve mirasın paylaşımının esasları.

Mirasın Açılması ve Kazanılması

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 575. maddesine göre miras, miras bırakanın ölümüyle açılır. Mirasçılar, miras bırakanın malvarlığını — yani terekeyi — bir bütün hâlinde ve ölüm anında kendiliğinden kazanır. Bu ilkeye külli halefiyet denir.

Tereke yalnızca aktif değerlerden değil, miras bırakanın borçlarından da oluşur. Bu nedenle mirasçılar kural olarak miras bırakanın borçlarından da sorumlu hâle gelir. Terekenin aktif ve pasif yönüyle bir bütün olarak değerlendirilmesi, mirasın kabulü veya reddi kararının sağlıklı verilmesi açısından zorunludur.

Yasal Mirasçılar ve Zümre Sistemi

Türk miras hukuku, yasal mirasçılığı zümre sistemine dayandırır. 4721 sayılı Kanun'un 495. maddesine göre birinci zümre miras bırakanın altsoyudur; çocuklar ve onların altsoyu bu zümrede yer alır. 496. maddedeki ikinci zümre ana ve baba ile onların altsoyundan; 497. maddedeki üçüncü zümre ise büyük ana ve büyük baba ile onların altsoyundan oluşur.

Sağ kalan eşin mirasçılığı Kanun'un 499. maddesinde düzenlenmiştir. Sağ kalan eş, birinci zümre ile birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte birini, ikinci zümre ile birlikte yarısını, üçüncü zümre ile birlikte dörtte üçünü alır. Bu zümrelerden hiç kimse bulunmazsa mirasın tamamı sağ kalan eşe kalır.

Saklı Pay ve Tenkis

4721 sayılı Kanun, miras bırakanın tasarruf özgürlüğünü belirli mirasçılar lehine sınırlandırır. Kanun'un 505 ve 506. maddeleri uyarınca altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eş saklı paylı mirasçılardır. Saklı pay, yasal miras payının kanunla korunan asgari bölümüdür.

Saklı pay oranları, altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri olarak belirlenmiştir; sağ kalan eşin saklı payı ise birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir. Miras bırakanın saklı payları zedeleyen kazandırmaları bakımından, saklı payı ihlal edilen mirasçı Kanun'un 560. maddesi uyarınca tenkis davası açabilir.

Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı)

Mirasçıların terekeye ilişkin işlemleri yürütebilmesi için sıfatlarını resmî bir belgeyle ortaya koymaları gerekir. 4721 sayılı Kanun'un 598. maddesi uyarınca yasal mirasçılar, mirasçı olduklarını gösteren mirasçılık belgesini — uygulamadaki adıyla veraset ilamını — sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alabilir.

Mirasçılık belgesinin noterden alınabilmesi, belgenin nüfus kayıtları üzerinden açıkça tespit edilebildiği hâllerde mümkündür. Mirasçılık ilişkisinde çekişme bulunması, yabancılık unsuru olması ya da mirasçılığın nüfus kaydından belirlenememesi gibi durumlarda belgenin mahkemeden alınması gerekir.

Mirasçılık belgesi; tapu devirleri, banka hesaplarına erişim ve araç tescil işlemleri gibi tereke işlemlerinde aranan temel belgedir. Gerçek duruma aykırı düzenlendiği iddiasıyla belgenin iptali de istenebilir.

Mirasın Reddi

Terekenin borca batık olması ihtimaline karşı 4721 sayılı Kanun mirasçılara koruyucu bir yol sunar. Kanun'un 605. maddesine göre yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır.

Mirasın reddi süresi, Kanun'un 606. maddesi uyarınca üç aydır. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispatlanmadıkça miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü olarak yapılır.

Mirasın Paylaşılması

Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, 4721 sayılı Kanun'un 640. maddesi uyarınca mirasçılar arasında bir miras ortaklığı doğar. Paylaşmaya kadar mirasçılar terekedeki haklara elbirliğiyle malik olur ve tereke üzerinde kural olarak birlikte tasarruf edebilir.

Mirasçılar paylaşma konusunda anlaşırlarsa, yazılı bir paylaşma sözleşmesiyle terekeyi aralarında bölüştürebilir. Anlaşma sağlanamadığında ise miras paylaşma davası açılır. Aynen bölüştürülmesi mümkün olmayan taşınmazlar bakımından ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir ve gerektiğinde satış suretiyle paylaşım yapılır.

Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk

Mirasçılık belgesinin alınması, terekenin tespiti ve miras paylaşımına ilişkin işlemlerde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Mirasçılık belgesinin alınması gibi taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan işler çekişmesiz yargı niteliğindedir.

Buna karşılık taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi davaları, 7445 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Bu nitelikteki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Ayrıca tereke üzerinde vasiyetname varsa, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Veraset ilamı nereden alınır?

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), kural olarak sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir. Mirasçılık ilişkisinde çekişme, yabancılık unsuru ya da kayıttan belirlenememe gibi hâllerde belge mahkemeden alınır.

Mirasın reddi için süre ne kadardır?

Mirasın reddi süresi üç aydır. Bu süre, yasal mirasçılar için kural olarak miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Mirasçılar terekeyi nasıl paylaşır?

Mirasçılar yazılı bir paylaşma sözleşmesiyle anlaşarak paylaşabilir. Anlaşamazlarsa miras paylaşma davası veya taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulur.

Sonuç

Miras sürecinde mirasçılık belgesinin alınması, terekenin borç yönüyle araştırılması ve gerektiğinde üç aylık ret süresinin gözetilmesi kritik öneme sahiptir. Paylaşımda ise anlaşma yolu, dava yoluna göre daha hızlı ve düşük maliyetlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıklar farklı hukuki değerlendirme gerektirebilir.